Yazan: Zeynep Esra

Dil öğretiminde en kabul görmüş ve yaygın kullanımı olan bir yaklaşımdır. Dünyada bu yaklaşımın çok çeşitli ve farklı uygulamalarını görmek mümkündür. Bütünsel Dil bir dizi görüşün bir araya gelmesi ile oluşur. Bu görüşler bir birini tamamlayan dil ve öğrenme teorileridir. Bütünsel Dil yaklaşımının bu modern dil ve öğrenme kuramlarının uygulamaya yansıma olduğu söylemek mümkündür.

Bütünsel Dil bilinen ve uygulanan programlarından farklı olduğunu belirtmekte fayda vardır. Kalıplaşmış ve önceden yapılandırılmış öğretim yöntemlerini, davranışları, materyalleri ve tercihleri içermez. Program öğretmenin görüşleri ve grubun ihtiyaçları doğrultusunda, yine öğretmen tarafından düzenlenir. Öğretmen kullanacağı teknik ve yöntemlere, işlenen ünite konusunun nasıl şekillendirileceğine karar verebilecek yeterliliğe sahip yegâne kişidir. Bu uygulamanın temelinde de öğretmenin belli bir görüşe sahip, alanında yetkin kişi olduğu inanışı yatmaktadır.

Bütünsel dil uygulamalarının temelinde yatan görüşleri şöyle özetleyebiliriz: (1)

  1. Dil anlam çıkarma ve amaç edinme içindir.
  2. Dil için geçerli tüm prensipler yazılı dil içinde geçerlidir.
  3. Dili oluşturan tüm sistemler etkileşim içindedir ve birbirlerine bağlıdır.
  4. Dil birçok anlam içerir, çünkü her zaman bir olayın içinde ortaya çıkar.
  5. Bu olaylar anlam çıkarmada ve yüz yüze etkileşim içinde kritik yer tutar.

Çocuklar dili birbirinden bağımsız alıştırmalar yaparak değil, kullanarak kazanırlar. Bu görüşe göre dil kazanımı doğal süreç içinde gerçekleşir, sonradan öğrenilen veya kalıtsal süreçler değildir. Dil kazanımı (öğrenimi) toplumsal işlevlerin temel parçasıdır ve biz herhangi bir şeyi öğrenirken de dili öğreniriz.

[1] Eldesky,Corole, 1996. With literacy and justice for all. Rethinking the social in language and education. London Bristol PA Taylor and Francis.

Reklamlar