Hemen hemen her annenin yaşadığı bir sorundur iştahsız çocuk. Annenin büyük endişesi çocuğunun yetersin beslenmesi sonucunda hastalanması ve gelişememesidir.  Bu noktada kendimize bir soru sormalıyız:  “Çocuğum gerçekten yemesi gerekenden az mı yiyor?” yoksa biz az yediğini mi düşünüyoruz. Az yediği kanısına nasıl vardık?  Komşumuz Ayşe’nin oğlundan daha zayıf olduğu veya arkadaşınız Melike’nin kızından daha kısa olduğu için mi, belki de sizinle aynı porsiyonu yiyemediği için mi böyle düşünüyorsunuz.

İştahsızlık önemsenmesi gereken bir şikâyet olmakla birlikte ailelerin algılayış tarzı da çoğu zaman yanıltıcı olabilir. Çocuğumuza yardımcı olmak için öncelikle yabancı gözüyle dışarıdan tüm duygusallığımızdan sıyrılarak gözlemlemeliyiz.

Çoğu zaman çocuğu muzun mide kapasitesinin erişkinler gibi olmadığını unuturuz.  Alması gereken miktarın üzerinde vermeye çalışırız.  10 günlük bir bebeğin mide büyüklüğü yaklaşık bir pinpon topu ve kapasitesi yaklaşık 30 mililitre kadardır. Çocuk ergenliğe eriştiğinde ise ancak bir litreye, 1000ml, ulaşır. Yetişkinin mide kapasitesi 1,5 litredir. Porsiyonlarını belirlerken bunu kesinlikle göz önüne almalıyız. Unutmayalım ki mide esnek bir organdır, genişleyip büyüyebilir. İyi beslenmesini amaçlarken çocuğumuzun obez olmasına neden olabiliriz.

Peki dengeli beslendiğini nasıl anlayacağız.

  • Üç ana öğünü kaçırmadan yiyor mu?
  • Ara öğünlerini atlıyor mu? Ara öğünlerinde iştahını kesmeyecek, sağlıklı beslenmesi için gerekli olan meyve, taze meyve suyu, ayran ya da süt gibi besinler yiyor mu?
  • Sağlıklı beslenme için gereken günlük yiyecek ihtiyacını belirten beslenme piramidindeki altı besin grubundan gerektiği kadar alıyor mu?

Eğer bu sorulara cevabını evet ise o zaman endişelenmenize gerek yok. Çocuğun ihtiyacı olan besinleri alıyor. Dengeli ve yeterli besleniyor.

Tüm bunlardan sonra hala çocuğunuzun iştahsız olduğu kanısındaysanız, bunun organik bir sebebi olabileceğini düşünerek doktorunuza danışın. Fiziksel muayene ve tetkiklerle organik bir neden bulunmuyorsa, psikolojik nedenler düşünülmelidir.  Bu da önemsenmelidir. Öncelikle aile çocuk iletişimi gözden geçirilmelidir.

Reklamlar