ben

Hepimiz onları yararını ve okumamız gerektiğini biliyoruz. Ne var ki hissettiklerimiz çok daha farklı.

Kimimiz çok severken kimimiz kapağını açmak istemeyiz.

Nasıl oldu da onları bu kadar sevdik veya nefret ettik? Nasıl oluyor da kitap raflar kimilerini mıknatıs gibi çekerken kimilerinin ardına bakmadan kaçırıyor?

Bu sorunların cevabı çocukluğumuzda gizli:  Yürümeyi, konuşmayı, yemek yemeği, giyinmeyi, iyi kötü tüm alışkanlıklarımızı edindiğiniz okul öncesi ve okul yıllarımızda.

Evinde küçük veya büyük kitaplık olan, gazete dergi okunan kısaca yazılı materyallere kolayca ulaşan onlarla oynama şansı yakalayan, okumanın ve kitapların evin doğal ortamın ayrılmaz parçası olan çocuklar yetişkinliklerinde bir şekilde kitaplar ile olan ilişkileri devam ediyor.

Gazete, dergi, kitap gibi basılı eserler ile ilkokul yıllarında tanışan, anne babaları okumak için asla zamanı olmayan, okula başladıktan sonra sadece ödev olarak okuma yazamaya zorunlu bırakılan çocuklar ise ileriki yaşlarda kitaplardan, okumak zorunda kaldığı her etkinlikten kaçmayı tercih ediyorlar.

Reklamlar