Bir insanı ahlaken eğitmeden sadece zihnen eğitmek
topluma bir bela kazandırmak demektir.
Theodore Roosevelt

Tüm dünyada eğitimciler, ebeveyniler ve her geçen gün şiddete maruz kalma, artan sosyal sorunlar, birbirimize olan saygının azalması, sosyal uyumum azalmasına dair endişelerin artmakta. Dünya liderleri giderek çok daha büyük sayıda siddet problem ile karşı karşıya kalmakta. Eğitimcilerde bir kez daha içinde yaşadıkları toplumlarda ortaya çıkan sorunların belirlenmesi istenmekte.

Tüm bunlar çocuklarımızın Fen bilimler, Matematik ve Dil becerilerini geliştirmenin onları zorlu sınavlara hazırlamanın tek başına yeterli olmadığını görmemize ve eğitimin kalitesini küresel olarak artırmak için yeni yollar aramamıza neden oluyor. Daha iyi bir toplum için çocuklarımızın karakterlerinin oluşmasını sağlayan değerler, alışkanlıklar ve davranışları ve bunların nasıl geliştirileceği üzerine yoğunlaşıyoruz. Bireylerin kendi değerlerini oluşturmasını nasıl sağlarız? Bunu için nasıl bir eğitimin gerekir? Değerlerin kazanımı çocuklarımızın hayat boyu eğitimlerine nasıl etki eder?

Eğitimciler bu sorularının cevaplarını araştırdılar, öğretmen ve öğrencilerin birlikte “insanı değerler”in anlamlarını keşfetmesi ve davranışlarına yön vermeleri için kullanmalarını sağlamak gerektiğinin de birleştik. Çok açıktır ki eğitim pozitif değerleri içermelidir, ancak bu değerlerin açıkça ortaya konulması bir gerekliliktir.

İhtiyaç duyulan ebeveyne ve eğitimcilerin öğrencilerin kendilerini güvende hissedeceği ve öğrenme isteği duyacakları şefkatli ve saygı dolu bir ortam yaratmasını sağlamaktı. İnsani değerlerin eğitim programlarının içinde ki konular olmanın ötesinde eğitimcilerin ve öğrencilerin birlikte özümseyerek içselleştirmesi esas olmalıdır. Bu yolla okul içinde şiddetin ve kabadayılığın azalmasını, güvenli ve sevecen bir okul ortamını oluşmasını sağlayabiliriz. Değerler üzerine çalışırken sadece öğrencilerin davranışlarında ve okul ortamında geliştirme sağlamakla kalmaz toplumunda gelişmesine katkıda bulunmuş oluruz.

Çocuklarımızı özgür toplumdaki etkin yetişkinlik hayatına hazırlamalıyız. Bunu yaparken aile yapılarına ve kültürel kimliklerine ve dillerine saygılı olmalıyız. Ancak onların farklılıklarını kabul edip, saygılı olursak onların da başkalarının farklılıkları kabullenmesini saygılı olmasını sağlayabiliriz. Öğrencilerin bilişsel düşünme becerileri yanı sıra sosyal ve duygusal becerilerini keşfetmeleri ve gelişme açık ve istekli olmaları, potansiyellerinin üzerinde gelişmelerini, şiddetten korunmalarını ve topluma saygı, güven ve istekle bağlanmalarını sağlayacaktır.

Reklamlar