Zaman, insan eyleminin merkezindedir. Bir eylemi ya geçmişte, ya şimdi ya da gelecekte yer alır ve bu şekilde dile dökülür. Eylemi zamandan ayırdığımızda kökten ibarettir. Yanına zaman geldiğinde ise özne ve eylem bir anlama verilmiş oluruz, Zaman olmadansa anlamsızlaşır. Diğer yandan ise zaman en büyük düşmanımızdır. Kontrol edilemeyen, yenilemeyen yegane düşman. Zamanı geri alınamaz, biriktirilemez, yenilenemez. Ölüm ve zaman modern insanın yönetemediği ikili.

 

Zamanı kendine özgü yaratıcılıkla işlemiş yegane roma Momo’dur. Michael Ende, bizlere Küçük Momo ile zamanın anlamını ve insanlar için değerini keşfetme fırsatı sunar.  Bir çoğumuz Michael Ende’yi “Bitmeyen Hikayesi” ile tanırız.  Momo’un ilk baskısı 1973 yılında çıktı. O günden bu güne Türkçe’de dahil 39 dile çevrildi. Momo çocuk edebiyatının klasikleri arasına girdi, yetişkinlerinde en az gençler kadar, beklide onlarda daha çok, zevkle okuyacakları bir kitap oldu.

 

 

Hikaye zaman üzerinedir, insana verilmiş olan ama para ve başarı elde etmek adına tekrar tekrar kaybettiğimiz zaman üzerine. Bu modern bir peri masalı adını kahramanı küçük bir kız çocuğu olan Momo’dan almakta. Momo İtalyan tarzı bir kasabanın dışında bulunan anfi-tiyatroya yerleşmiştir. Olağanüstü bir çocuktur, fakirlik içinde yaşamasına karşın arkadaşları ve sevgi ile zenginleşen yaşamı vardır. Eşine rastlanmaz dinleme yeteneğine sahiptir. Kasaba halkı kısa zamanda sorunları olduğunda gidip ve Momo’yu görmeleri gerektiğini öğrenirler. Arkadaşları Momo sayesinde barışı, birlik olmayı ve yaratıcılığı öğrenir. Dinleme yeteneği Momo’nun ona yiyecek getiren, hikayeler anlatan kısaca onu kollayıp gözeten bir çok arkadaşı olmasını, kasaba tarafından evlat edinilmesini sağladı.

Ne yazık ki kasabada hayat çok çabuk değişti  sürekli sigara içen grili adamlar gizlice yaşamlarına sızdı, insanları zaman biriktirmeleri için hipnotize ettiler ve zamanlarını çalıp Zaman Biriktirme Bankalarında toplarlar. Momo’dan başka hiç kimse onları gördüğünü hatırlayamaz. Teker teker, kasabada yaşan herkes Grili adamların tuzağına düştü, onları kurtaracak tek bir kişi vardı, Momo.

Michael Ende, Momo ile tek bir boyutlu çalışmadan uzaklaşarak, edebi olarak deneysel, politik, sosyal ve felsefi temel kazandı. Kitap şiirsel bir dil, bilimsel fantezi ve sosyo-politik hiciv öğleleri içerir. Yazar inanılır olan ile inanılmaz olanın neşeli absürt bir mantık ile kaynaştırmış,  canlı, ciddi ve mizahi bir şekli vermiştir. Böylece varoluşu ve gerçekliğimizi sorgular, ortaya eşsiz, cezbedici bir öykü ortaya çıkarır.

Reklamlar