çocuk_6

Küçük bir çocukken, babam haydi kendimizi birer pasta alalım diyerek bizi bir pastahaneye soktu. Bizim evde yaramazlık yaptığımızda verilen cezalar değil, sürpriz ödüller vardı. Yaramazlık yaptığımızda annemin bunu yapmamalısın çünkü diye başlayan uzun konuşması olurdu. Babamın sebepsiz yere, sen sen olduğun için ödüllendirmelisin düşüncesi ile ufak tefek şeyler alırdı,  o günde öyle bir gün olmalı. İstediğim pastayı seç dedi. Dehşete düşmüştüm hemen bir seçim yapmam istenmişti ve ben hangi pastayı yemek istediğimi bilmiyordum. Meyve olan rulo pastalar, çikolatalı ekler , üstü krema kaplı pastalar, toz şeker serpilmiş milföy pastalar… O güne kadar yemeği önüme gelmiş, önüne konanı uslu uslu yemiş bir çocuk için çok zor bir soruydu bu. Çikolata mı? Çilek mi? Yoksa muzlu mu? İyi ama ben neyli pasta yesem? Bir yanında babam, karşımda pastacı seçim yapmamı bekliyor. Aman tanrım!

Çocuklara seçim yapmasını öğretilmez. Daha çok onlardan kurallara uymasını, istenileni yapmalarını bekleriz. Seçim yapmak kendi için bir şeylere karar vererek öğrenilir.  Seçme hakkı demokrasinin temeli, bu güne kadar demokrasi denildiğinde öncelikle seçilme hakkından söz edilir. Ancak ondan da önemlisi seçme hakkı, sağlıklı seçimler yapabilme becerisine sahip olmak demokrasinin olmazsa olmazlarındandır.

Karşımıza çıkan temel sorun da bu sanırım çocuklarımıza seçim yapmasını öğretiyor muyuz? İçtenlikle cevap verecek olursak, hayır. Yetişkin olduklarında onu yönetecek politikacıyı seçmekten evleneceği kişi seçmeye,  çalışma arkadaşları seçmekten, işinin gereği yüzlerce insanı etkileyecek kararlar arasında tercih yapmaya birçok kritik kararı vermek zorunda kalacaklar. Buna hazırlıyor muyuz çocuklarımızı.

Biz yetişkiniz, çocuklara karşı sorumluluklarımız var, tüm kararları onlara bırakamayız. Doğru,  karlı bir günde askılı elbisesi ile anaokuluna gitmek isteyen kızınıza kararı bırakamayız. Askılı elbisenin kış için uygun olmadığını hasta olarak öğrenmesi beklenemez. Bu noktada kendisi için uygun tercihleri yapmayı öğretmek anahtar cümle.

A.S. Neil Summerhill adlı kitabında demokratik sistem ile yönetilen öğrencilerin yönetimde söz sahibi olduğu bir okulu anlatır. Kitabında altı yaşında büyük çocukların sistem girdiğinde adapte olmakta zorlandıklarını ve hatta kimi durumlarda sistem içinde başarısız olduklarını vurgular. Çocuğunuza bir şeyleri seçme izni verdiğimizde artık bunu yapabilmesi için çok geç kalmış oluyoruz. Biz de onun hazır olmadığını düşünerek, bunun parlak bir fikir olmadığına karar veriyoruz. Oysa o sadece hazırlıksız.

Anaokuluna giden kızımıza mevsimleri ve mevsimsel değişiklikleri anlatmak ve öylece kendi kıyafetini seçmesine yardımcı olmaya ne dersiniz? Okul öncesi dönemden başlayarak adım adım bilgi ve becerileri geliştikçe onlara seçim imkânları tanımak. Kendileri ile ilgili kararlara ortak etmek.

Hayatımız boyunca sayısız tercih yapmak zorunda kalırız ve tercihlerimiz bizim hayat yolundaki patikamızı belirler. Ömürlerinin her döneminde kritik anlarda tercih yapmak için onların yanında olabilir miyiz? Daha da önemlisi bizim istek ve doğrularımız da seçilmiş bir yolda onları yürümeye mahkûm etmek ne derece doğru olacak. Biz yanında olmadığımız zamanlarda faklı akımlara kapılmaları da ancak bu yolla sağlanır. Yani onlara okulda ve evde demokratik bir eğitim ve demokrasi eğitimi vererek.

Reklamlar