371032-PB94Z6-737

Çocuklarımıza yeni beceriler kazandırmadaki yetersizlikler yabancı dil alanında da kendini göstermekte. Bir gurup şanslı azınlık dışında kaliteli eğitim alma şansına erişemiyor.  Bir avuç gayretli eğitimcinin çabası ise ulusal bazda etki yaratmaktan yeterli değil.

Okullarımızın büyük bir bölümünde yabancı dil eğitimi dersi dendiğinde akla gelen İngilizce ki; yıllarca ders alan öğrencilerimiz bu dili aktif olarak konuşamıyor. Büyük bir çoğunlukğu İnglizce dışında her hangi bir yabanc dil öğrenme şans yok. Oysaki globalleşen, küçülen dünyamızda birden çok farklı dil konuşabilmek avantajın ötesinde bir gereksinim. Bunu da ötesinde öğrencilerin yabancı dil öğrenmeye duydukları  istekli ve yetenek azımsanmamalı.

Doğru yaklaşımla yabancı dil öğrenirken anında görünür sonuç almak mümkün. Örnek olarak dersin başında şimdiki zamanla kendi özellikleri hakkında basit detaylar veremeyen çocuk ders sonunda basit bir kaç cümle kurabilir.  Oysa ki bir çok çocuk yabancı dilde iletişim kurma becerilerine yönelik kazanımlarını sergilemekte başarısız olmaya alışmışlar. Adeta yabancı bir dil konuşmak onlar için aşılması imkansız bir duvar.

Çocuklar için öğrenmesi en zor olan Fransızca’da bile dersin sonunda çocukların kendileri hakkında birkaç cümle söyleyebilmeli mümkün. Yapabileceklerini düşünmeleri onların dersin bir parçası olmalarını kolaylaştırır. Birçok öğrencinin tatmadığı başarıyı tatmaları ise öğrenmeye devam etmelerini sağlıyor.

Öğretmenler  çoğunlukla dil öğretmek adına  öğrencilerin dolduracakları çalışma kağıtları veya kelime araştırdıkları oyunlar  bulmak için çırpınırlar. Öğrencilerin davranışları dehşet vericidir. Kontrolsüz, vahşice koridorlarda koşuşurlar, kavga ederler, öğretmenlerini kaba sözler ile tahrik ederler. Ama öğretmen böylesine karmaşa içinde geçen bir dönemin sonunda çocukları çalışmaya ikna etmiş ve bir hafta içinde öğrettiğiniz yabancı dilde bir şiirini gösteride ezbere söylemeyi başarır.  

Gözüpek bir  öğrencisi sizden esinlenerek  Kulüp kurmak ister. Ne var ki  yönetim yabancı dil derslerini oyun oynamak yerine öğrenmeye harcamaları ister. Dilin doğru yolla kitaplardan alıştırma yaparak ve konuşarak öğrenilmesinden yanadır.

Ancak öğretmenin  çalıştığınız okulda kalıcılığı yok ise öğrencilerin başlatıkları güzel çalışmaların devam ettirilmesi ve uzun solukluluğu da mümkün olmuyor. Öğretmen açığını kapatmak  için geçici çözüm getiren sözleşmeli öğretmenliğin kalıcı politika haline gelmesi bu durumun en önemli kaynağını oluşturmakta.

 Şiir ezberlemenin veya sayfalarca alıştırma yapmanın dil kazanımında fazla etkili yöntemler olmadığı aşikar. Oysa ki iletişim beceriler dersinde beden dili üzerine tartılmak çok daha etkin bir yoldur. Sınıf içinde daha etkili öğretim geliştirme yolları çoğaltılabilir.

Eğitim politikalarını yapanlar ve yöneticilerin yabancı dil öğretiminin sosyal ve eğitimsel olarak önemini fark etmeleri gerekir. Sınıf içinde sorun çıkartan öğrencileri sınıftan atmak veya rehberlik servislerine yöneltmek yerine,  o sınıfın öğretmenlerin kalıcılığının sağlanması öncelikli olmalıdır. Diğer bir deyişle sözleşmeli personel yerine kalıcı kadrolu personel ile çalışılması öğrencilerin aldıkları kaliteli eğitimin sürekliliğini sağlamada önemli bir adım olacaktır. İnanıyorum ki yabancı dil kazanımındaki zorlukluk ve baskı birçok durumda çocukların tutumlarını değiştirmek öğrenme ve eğitimin bir bütün olarak görülmesi ile mümkün.

Yabancı dil öğretimi eğitimin eğitimli olmanın temel unsurlarından biri. Kendi kültürünün dışındaki bir kültürü tanımayı, farklı kültürlere açık olmayı öğretmektedir. Dil, o dili konuşan halkın tarihini ve kültürünü de içine alır.Ana dili dışında bir dil konuşmak, çocuklara içinde oldukları dar çevrenin dışına çıkma şansı verir.  Her çocuk ana dili dışında farklı bir dil konuştuğunu hayal eder, bunu erken çocukluk dönemindeki oyunlarına yansıtır.

Çocukların öğrenmedeki istekliği ve arzuyu  öğretmeni olduğum pek çok sınıfta gözlemledim. Onlar kendi dil ve kültürleri dışında farklı bir dile karşılaşmalarını faydalarını ilk elden tecrübe etmelerine şahitlik ettim.

Yabancı dilin okullarımızda daha etkili olarak yer alması mümkün.  Derslerin niteliğinin geliştirilmesi ile mümkün. Müzminleşen öğretmen eksikliğimiz bunu gerçekleştirememenin savunması olacak ise şunu sormak isterim. Peki bu müzmin hastalığın sorumlusu kim? Hastalıktan kurtulmak bu kadar zor mu?

Reklamlar