Bu yazımdan Okuma yazma öğretiminde de temelde üç farklı yaklaşımdan söz etmek istiyorum.

İlki bazal okur yaklaşımıdır, bu kullanımı en yayın yaklaşımdır. Bu yaklaşıma göre çocuklar belirli bir sistemdeki yapılandırılmış yönergeleri takip ederek hedeflenen becerilere sahip olurlar.

Bu yaklaşımda okuma yazmanın en iyi sistematik olarak daha önce belirlenmiş becerilerin geliştirilmesi ile mümkün olduğuna inanılır. Okuma-yazma alıştırma kitapları, fişler vb temel materyalleri takip edilir. Önceden belirlenmiş ders kitabındaki belirlenmiş alıştırmaları öğretmen tarafından yaptırılarak hedeflenmiş becerilerin pekiştirilmesi sağlanır. Bu felsefe sadece okuma yazmada değil aynı zamanda fen, matematik ve sosyal bilimlerin programlarını şekillenmesinde de etkilidir.

Bir diğer yaklaşım doğal öğrenme modelidir. Bu anlayışa göre çocuklar konuşma dilini bebekken nasıl öğreniyorlar ise yazılı dili de aynı şekilde etkili olarak öğrenirler. Ders kitapları yerine çocuk yazını ait eserler-hikâye, şiir vb.- kullanılır. Çocuklar hazır olduklarında kitaplar aracılığı ile yazılı dilin şifresini çözümler ve okuma yazmaya başlarlar. Yazılı materyallerde edindikleri tecrübeler sayesinde de ustalaşırlar.

Üçüncü yaklaşım olan Bütünsel yaklaşımdır. Bu yaklaşıma göre okur-yazarlık becerisi zengin, özgün gelişimlerine uygun okul deneyimleri ile geliştirilir. Yaklaşımın dayanağı, sınıfa entegre edilmiş öğrenme deneyimleri ile tanımlanan dil kazanımı ve okuryazarlığın geliştiğidir.

Kısaca Bütünsel dile göre dil ve okuryazarlık gelişimin karakteristikleri şöyle sıralayabiliriz:

  • Çocuklar dil ve okuryazarlık gelişim süreçlerinde aktif olarak yer almalıdır; dünya hakkında bilgileri yapılandırmaya çalışırken teorilerini oluşturmalı, hipotezlerini geliştirmelidir.
  • Çocukların yazılı materyalleri algısı ve sözel ve yazılı dile ait ürünler tutarlı davranışlar ve kuralları takip eder, bunlar çocukların yazı ve dilin nasıl işlediğini anlamalarını sağlar.
  • Çocuklar dil okula başladıklarında yüksek derecede yeterliliğine sahiptir, okuma yazma gelişimleri eğitim seviyelerine paralel ve onunla etkileşim içinde ilerler.
  • Çocukların okuma yazma kazanımları sahip oldukları dil, kültür, dünya bilgilerinden, sosyal etkileşimleri, okuryazarlık ortamı, dil modelleri (aile, öğretmen, arkadaş), her gün dil ve okur-yazarlık ilgili yaptıkları, etkilenir ve onlar için anlamlı olan deneyimler sayesinde gelişir.
  • Çocukların aileleri,  içinde yaşadıkları toplum dil ve okuryazarlık ortamı, günlük programı okuma- yazama gelişimlerini fazlası ile etkiler; ev ve okul arasındaki yakın bağ dil ve okuryazarlık gelişimi için önemlidir.

Bütünsel Dil yaklaşımı da diğer iki yaklaşım gibi çocukların okuryazarlık becerilerinin en yüksek potansiyellerine erişmelerini sağlamayı amaçlar. Öğretim yaklaşımı ve yöntemleri acısından Bütünsel dil daha çok edebi eserlerin tam metinlerini kullanır, Bazal okur modelinin aksine beceri alanları (kelime analizi, anlama, anlatma, kelime hazinesi vb.) birine entegre edilerek geliştirilir.

Kaynak: Robert B. Ruddel, Teachin childeren to read and write.